- A + A
Yüksek Hayvancılık Potansiyeli

Süt Sığırcılığı

İlde süt ve süt ürünleri imalatı irili ufaklı birçok mandıra tarafından yapılmaktadır. İl sanayisinin önemli kısmını oluşturan bu işletmeler yeterli hammadde bulamamalarından dolayı kurulu kapasitelerinin altında ve/veya mevsimsel olarak çalışmaktadır. Modern bir süt inekçiliği tesisi süt sanayisinin hammadde ihtiyacını karşılayacaktır.

Ayrıca Avrupa ortalamasının oldukça altında olan kişi başına süt tüketiminin artırılmasına yönelik ülke genelinde yürütülen politikalar ve desteklemeler süt ve süt ürünleri sektörünü geleceği olan önemli bir sektör olarak karşımıza çıkarmaktadır.

Gerek hayvancılığın sağladığı hammadde, gerekse tarihsel süreç içerisinde bölgede yaşayan halkın kültürel özelliklerinden olan kazanımlar, bölgede süt hayvancılığı ve süt ürünleri üretimini, özellikle de kaşar ve gravyer peyniri üretimini yaygın hale getirmiştir. Bölge halkı, sürekli etkileşim içerisinde bulundukları Rus ve Kafkas halklarından öğrendikleri kaşar ve gravyer peyniri üretimini günümüze kadar sürdürmüşlerdir.

Süt sığırcılığına yapılacak yatırımlarla kısa vadede üretime geçiş imkanı bulunmaktadır. Süt, her gün üretilen ve kısa vadede paraya dönüştürülen bir üründür.

Damızlık Sığır Yetiştiriciliği

Ülke genelinde olduğu gibi bölgede de hayvancılık faaliyetlerinde verimlilik artışının sağlanmasında en önemli çözüm önerisi ırk ıslahının gerçekleştirilerek uyum sağlayabilen ve verimi yüksek ırkların yaygınlaştırılmasıdır.

Son yıllarda bu yönde uygulanan destekleme politikaları artarak devam etmektedir. Bu politikaların bir sonucu olarak Kars ve çevre illerinde on yıllık süreçte kültür ırkı sayısı %80 oranında artarken ve melez ırk hayvan varlığı 2 katına çıkmıştır.

Bölge illerinde yürütülen hayvancılık destek programları modern işletmelerin kurulabilmesi için yatırımcılara önemli artılar sunmaktadır. Bu kapsamda bölgeye uyum sağlayabilen kültür ya da melez ırkların alınması teşvik edilmektedir. Bölgede yapılacak ıslah çalışmaları için en yakın tesis Orta Anadolu’da olup, yetiştiriciler kültür ve melez hayvan ırklarını bölge dışından ya da yurtdışından yüksek maliyetler karşılığında temin etmektedir.

İlde kurulabilecek büyük ölçekli bir damızlık sığır yetiştiriciliği işletmesi Kars ve komşu illerdeki talepleri de karşılayarak büyük bir pazar ağına sahip olacaktır.

İlin tarım alanlarının çoğunluğunun yem bitkileri üretimine ayrılması ve ilde 2 adet yem fabrikasının bulunması yem ihtiyacının karşılanmasını sağlayabilecektir. Ayrıca diğer hammaddelere erişim hususunda bir zorluk yaşanmayacağı düşünülmektedir.

Kamu yatırımları ile birlikte ildeki ulaşım altyapısının son yıllarda gözle görülür bir iyileşme kaydettiği düşünüldüğünde gerek kuruluş aşamasında gerekse satış aşamasında taşıma yönünden bir sorunla karşılaşılmayacağı öngörülmektedir.

Bölgede temel uğraşının hayvancılık olduğu ve istihdamın büyük kısmının tarım sektöründe çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda gerekli işgücü kolaylıkla ve uygun bir maliyetle sağlanabilecektir. 36 yıllık geçmişi olan Veterinerlik Fakültesi ve 26 yıl önce kurulan Kafkas Üniversitesi teknik personel ihtiyacının karşılanmasında yatırımcılara imkân tanımaktadır.

İldeki toprakların önemli bir kısmının çayır ve meralardan oluşması son dönemde gerçekleştirilen arazi toplulaştırmaları, ildeki arazilerin neredeyse tamamının tapulaştırma işlemelerinin tamamlanmış olması arazi durumu bakımından bölgenin yatırım için uygunluğunu göstermektedir. Aynı zamanda ilde kurulacak olan Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçmesi ile hayvancılık yatırımları için organize arazi bulma olanağı olacaktır.

Bölge iklimi yem bitkileri ve mera hayvancılığına uygun bir yapıya sahip olmakla birlikte hayvanlara yem tedariğinin sağlanması halinde kış koşulları yatırımcıyı etkileyecek bir faktör olarak değerlendirilmemektedir.

Et Besiciliği

Ülkede kişi başına hayvansal protein tüketimi gelişmiş ülkelerin altındadır. Son dönemlerde kırmızı ete yönelik talep yurtdışından ithal edilen karkas verimi yüksek hayvanlardan karşılanmaktadır. Türkiye’de yaşayan nüfusun beslenme ve tüketim alışkanlıkları, genç nüfus ve nüfusun artan gelir seviyesi düşünüldüğünde bu faktörlerdeki her birimlik artış et mamullerinin daha yüksek oranda tüketileceğini göstermektedir. Çayır ve mera zenginliği ile büyükbaş hayvancılıkta ülkenin önde gelen merkezlerinden biri olan Kars-Ardahan yöresinde yetiştirilen hayvanların ülke genelindeki bilinirliği ve yurt içerisindeki talep fazlalığı kurulacak tesisin pazar şartları açısından büyük bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Söz konusu talep dolayısıyla yakın dönemde ülkedeki ve bölgedeki yerli ırkların ıslahı için kullanılmak üzere ülke ve bölgesel şartlara uygun nitelikte damızlık hayvan ithalatı yapılmıştır. Ayrıca hayvan sağlığında kullanılan aşılar ve yem hammaddesi hem il içinden hem de bölge dışından rahatlıkla temin edilebilmektedir.

Türk halkının yemek kültürü et merkezli olup ülkemizdeki şehirleşme oranının yükselmesi, hayvansal protein tüketiminin öneminin anlaşılması ve toplumun sağlık konusunda daha bilinçli hâle gelmesi et ve et ürünlerindeki talebi olumlu etkileyen faktörler arasında ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektöründe hayvansal ürünlerin üretimini teşvik edici, ürün kalitesini yükseltici ve pazarlama hizmetlerini iyileştirici destek mekanizmalarının yanı sıra et besiciliği için de pek çok destek mekanizması mevcuttur. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve teşvik sistemi söz konusu başlıca destek mekanizmaları olup, Kars sektör itibariyle ülkede en fazla desteklenen bölgelerden biridir.

Arıcılık

Arıcılık deyince ülkemizin ilk akla gelen yerlerinden birisi olan Kars’ta 600’ün üzerinde bitki çeşidi mevcuttur. Kars geniş meraları ve yazın uygun olan ikliminin yanı sıra Kafkas Arı Irkının da doğal yaşam alanıdır.

Kars Balı’nın Coğrafi işaret alması ile markalşma yolunda önemli bir adım atılmıştır. Coğrafi işaretin alınması süreci Serhat Kalkınma Ajansı tarafından mali ve teknik destekler kapsamında finanse edilmiştir. Yapılan araştırma çalışmaları sonucu oluşturulan başvuru dosyası 23 Aralık 2016 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmuş, 2018 Şubat ayında Coğrafi İşaret bülteninde ilana çıkmış ve Ağustos 2018’de Kars Balı Coğrafi İşaret tescili kesinlik kazanmıştır. Coğrafi işaretin en önemli unsurlarından birisi ürünün kaynağını ve güvenirliğini göstermesidir. Bu sayede Ulusal Coğrafi işaret amblemi ve Kars Balı logosu olmayan ballar Kars Balı adı altında pazarlanamayacaktır.

Arazinin durumu, çevre koşulları, özendirme önlemleri gibi koşullar değerlendirildiğinde arıcılık yatırımı Kars’ta uygun bir yatırım alanı olarak öne çıkmaktadır.

Kaz Yetiştiriciliği ve Kaz Entegre Tesisi

Türkiye’de kaz yetiştiriciliği, Doğu ve Orta Anadolu Bölgeleri ile Ege Bölgesi’nin iç kısımları başta olmak üzere hemen her bölgesinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan aileler tarafından yapılmaktadır. Mevcut itibariyle geçimlik düzeyde yapılan kaz yetiştiriciliğinin önemli bir pazar olanağı bulunmaktadır. Kazın eti ve karaciğeri gıda olarak, tüyleri yastık ve yorgan yapımı ile soğuktan koruma amaçlı kaliteli yalıtım malzemesi olarak kullanılmaktadır. Avrupa’da, özellikle Fransa’da kaz etinin ve ciğerinin önemi büyük olup yıllık tüketimleri neredeyse tavuk eti kadardır. Bu doğrultuda ürünün ihraç imkânı ile birlikte imalat sanayi sektöründe çeşitli alanlarda kullanılması mümkündür.

Kazlar iyi otlatılabilen hayvanlar olduğundan dolayı yemleme maliyetlerinin bilimsel araştırmalar sonucunda diğer kanatlı hayvan yetiştiriciliğine göre %30 daha az olduğu ortaya çıkmıştır. Kaliteli çayır ve mera varlığına sahip olan ilde kaz yetiştirilmesi ve bakımı açısından diğer kanatlılara göre daha az maliyetlidir.

İldeki uluslararası havalimanı terminal binasının faaliyete geçmesi, Kars’ta kurulacak olan lojistik merkezi ile Bakü-Tiflis-Kars demiryolu yatırımlarının yanı sıra ilin yurtiçindeki ulaşım ağlarının sürekli olarak geliştirilmesi kazın yurtiçi ve yurtdışı pazarlara ulaştırılmasını kolaylaştıracaktır.

Genel olarak açık alanda yetiştirilen kazlar için barınakların ısınma maliyetleri diğer kanatlı hayvan barınaklarına göre daha düşüktür.

Bölgede genç işgücü potansiyelinin yanında sektör kadın istihdamı için uygundur. Bölgedeki birçok aile bu işle uğraştığından dolayı bu konuda tecrübeli işgücü bulunmasında herhangi bir sorunla karşılaşılmayacağı düşünülmektedir.

Diğer kanatlı hayvanlara nazaran birçok doğal fizyolojik avantaja sahip olan kaz, bölgenin sert iklim koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilmektedir. Hastalıklara dayanıklılığı da ilaç maliyetlerini azaltarak toplam maliyeti düşürmektedir.

Et Ürünleri (Şarküteri)

Türkiye’de büyükbaş hayvancılık denilince ilk akla gelen illerden birisi olan Kars’ta TUİK’in verilerine göre 2020 yılında 596.966 büyükbaş hayvan vardır. Bu kadar yüksek canlı hayvan varlığı ilde Et Ürünleri (Şarküteri) yatırımlarının önünü açmaktadır. Türkiye’de kişi başı et tüketiminin yıldan yıla artış göstermesi et ve et ürünleri için ülke genelini büyük bir potansiyel pazar yapsa da Kars ve çevre illerin düşük nüfus yoğunluğu ve Kars’ın Türkiye’nin tüketim merkezlerine nispeten uzak olması pazar olanaklarını kısıtlamaktadır.

Çevre ve iklim koşulları et ürünleri yatırımı için çok büyük bir baskı oluşturmamaktadır. Bu alandaki en büyük eksiklikler ildeki üst düzey yönetici ve teknik personel eksikliği, mevcut işletmelerin finansman imkânlarından yeterince yararlanamaması ve ildeki işletmelerin markalaşma sürecine girememiş olmasıdır. Kars’tan her yıl çok büyük sayıda canlı hayvan Kayseri ve Yozgat gibi bu sektörde daha ileri olan illere sevk edilmektedir.

İlin ekonomik hayatında önemli bir yer tutan hayvancılığın gelişmesi için başta Yatırımlarda Devlet Yardımları, TKDK, SERKA ve Tarım ve Orman Bakanlığı çok yoğun özendirme önlemleri uygulamaktadır. Mevcut durumda Kars, et ürünleri yatırımında profesyonel işletmelere büyük bir potansiyel sunmaktadır.

Süt Ürünleri (Peynir Üretimi)

Kars’ta yüz yılı aşkın bir süredir üretilmekte olan kaşar ve gravyer peynirleri Kars halkının en önemli gelir kaynaklarından biridir. Kars’ta resmi istatistiklere göre 2020 yılında 613.03 ton süt üretilmiş olup pastörize süt ve yoğurt yapımının yaygın olmadığı ilde bu sütün neredeyse tamamı kaşar ve gravyer yapımında kullanılmıştır. Kaşar peyniri hem ilde hem de Türkiye genelinde çok büyük talep görmekle birlikte özellikle Coğrafi İşaret Tescil Belgeli Kars Kaşarı Türkiye genelinde önemli bir tercih nedenidir. Üretilen kaşar peynirin tamamı kolaylıkla satılmakta olup ildeki kaşar peyniri işletmecilerinin en büyük sıkıntısı hammadde (süt) yetersizliği ve mevsimselliğidir. İlde genel olarak mera hayvancılığı yapılmakta olup, hayvan yetiştiricileri özellikle uzun kış döneminde yem maliyetleri zorlukla karşılayabildikleri için hayvanların bakım, beslenme, doğum ve süt üretimini mevsimlere göre yapmaktadırlar. Bu nedenle ilkbaharda mandıralar rahatlıkla istedikleri sütü toplayabilirken hayvanların yazın meraya çıkması ve kışın düşen süt üretimi nedeniyle kapasitelerinin altında çalışmaları söz konusu olabilmektedir.

İklimin bu olumsuz etkisine rağmen il genelinde hem geleneksel imalathanelerde hem de büyük kapasiteli modern tesislerde hijyen ve piyasa koşullarına uygun peynir üretimi yapılmaktadır. Hali hazırda özellikle Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve farklı pazarlama teknikleri için çeşitli kurumların destekleri mevcut olup bu uygulamaları yapabilecek işletmeler için Kars büyük bir potansiyel sunmaktadır.